Category: Osho Hakkında

Sheela’nın Yaptığına OSHO’nun Cevabı…

Ben kendi adıma, şu anda size ihanet etmeyi aklımdan bile geçiremem ama bunu asla yapmayacağımdan da emin olamam. Sheela’nın pozisyonunda olsaydım, ne yapardım bilemiyorum. Tüm bunları söylerken yüreğim acıyor ama zihnim alıp başını gidiyor ve anlamıyor. Lütfen yorum yapın.

 

Bir usta, ancak kendisine inanılmasını talep ediyorsa ihanete uğrayabilir. Bana ihanet edemezsin, çünkü ben senin inancına talip değilim. Benimle de olabilirsin, uzaklaşmayı da seçebilirsin. Benimle olmak, senin özgür seçimin. Uzaklaşmak için de aynı şekilde özgürsün. Bana kimse ihanet edemez. Ben sana böyle bir şans tanımıyorum. Bunun temelini, olasılığını tümüyle ortadan kaldırdım. Binlerce insan benim yanımda oldu ve ellerinden geldiği kadar da yanımda yol almaya devam ettiler. Ama bu, onlar için imkansızlaşmaya başladığında – ki ben imkansız bir adamım, yani bu onların suçu değil – kendilerine başka bir yol seçtiler. Ama benim bu konuda herhangi bir şikayetim yok çünkü ben, onların sonsuza kadar yanımda olmasını beklemiyordum.

 

Aslında o kadar çok insanla uğraşmam gerekiyor ki eskilerden birkaç insanın kendi yolunu çizip, yenilere yer açmasını istiyorum. Benim karavanım yeterince büyük. Eski ustalar ihanete uğrardı ama bu, onların suçuydu çünkü onlar mutlak teslimiyet talep ederlerdi. Ben senden hiçbir şey istemiyorum. Benimle yürümek senin seçimin ve bunu dilediğin sürece sürdürürsün ve istediğin zaman da bana veda edersin.

Ben biraz tuhaf bir ustayım – ihanet edilemeyecek bir usta – çünkü ben senden teslimiyet veya taahhüt beklemeyen; karşılığında hiçbir şey istemeden, sevgime ve sessizliğime açık olabildiğinde, buna şükrederek, elinden geleni verebilmeye çalışan bir ustayım. Benimle birlikte yol almak veya kendine farklı bir yön seçmek ise tamamen senin kendi bireysel kararına kalmıştır. Kim bilir belki karavana geri döner, ya da benimle daha ileride bir kavşakta buluşursun. Her iki durumda da kapım sana açık olacaktır. Seni benimleyken kabul ediyorum, beni bırakırken de; bana asla geri dönmeyecek olsan da kabulümsün, bana geri dönmek istesen de. Benim tarafımdan hiçbir taahhüt beklentisi olmadığı için, “hiçbir usta bir kadın tarafından ihanete uğramamıştır” derken beni hesaba katma.

 

Ben eski ustalardan söz ediyorum; mutlak inanç, mutlak teslimiyet peşindeydiler. Onlara karşı neredeyse ruhsal bir kölelik içinde olmanı istiyorlardı ve bu durumun kendisi, bazı insanların zihninde, onlardan bağımsızlaşma arzusunu doğuruyordu. Benden bağımsızlaşmayı arzu edemezsin çünkü zaten bağımsızsındır. Bana ihanet etmeyi düşünemezsin çünkü bu, saçma olacaktır. Ben senden asla inanç talep etmedim, o yüzden onu geri alamazsın. Ben senden asla hiçbir şey almadım, o yüzden beni hayal kırıklığına uğratamazsın.

OSHO'nun Hayatı Oshotürk 1

 

Benim kurduğum cümle geçmişteki ustalarla ilgiliydi. Ben onların kategorisine dahil değilim. Ben yeni bir çizginin; ustanın seninle dost olduğu, sana özgürlük verdiği, senin kendi başına ayakta durabilmeni istediği – ne kadar erken olursa o kadar iyi – yeni bir kategorinin başlangıcıyım. Hepinizin bana ihanet ettiği, sükunet içinde oturup kendi kendime olmanın keyfini çıkarabileceğim günü dört gözle beklerim! şu andan da keyif alabiliyorum ama bunu bir kalabalığın içinde yapmak başka şey, tek başına, banyonda yapmak bambaşka. Yani emin değilsen … bana ihanet etmek istemiyorsan ama bundan emin değilsen. Kim bilir, bunu belki yarın yapmak isteyebilirsin? Ama unutma: Bana ihanet etmek istesen bile bunu yapamazsın. Ben bunu imkansız hale getirdim. Ben yalnızca bir dostum. Biz bu yolda karşılaşmış yabancılarız. Sen, benim seninle konuşmamdan keyif aldın, ben de senin benimle olmandan; yani bir arada olmaktan memnunduk.

Ama “Artık ayrılma vakti,” dediğin anda senin gözyaşları olmadan, sevinçle ayrılabilmene yardımcı olacağım çünkü o zaman bağımsız olacaksın, kendin olacaksın. Beni incitecek kapasiteye sahip değilsin. Geçmişteki tüm o ustalar inciniyordu ama bu durumu kendileri yaratıyorlardı. Ben senden bir şey beklemiyorum, o halde beni nasıl hayal kırıklığına uğratabilirsin? Ne yaparsan yap, onu daha ne olduğunu bilmeden kutsayabilirim.

“Bay Baumgarten,” dedi doktor. “Çok hasta bir adam olmanıza rağmen sanırım sizi kurtarmayı başaracağım.”

“Doktor bunu yapabilirseniz, iyileştiğim zaman yeni hastanenize beş bin dolar bağışta bulunacağım.”

Aylar sonra Doktor eski hastasıyla karşılaştı. “Nasıl hissediyorsunuz?” diye sordu.

“Harika doktor, çok iyiyim, hiç daha iyi olmamıştım.”

“Sizinle konuşmayı düşünüyordum,” der doktor, “hastaneye yapacağınız bağış konusunda.”

“Neden söz ediyorsunuz?” diye sordu Baumgarten. “İyileşirseniz yeni hastaneye beş bin dolar katkıda bulunacağınızı söylemiştiniz.”

“Öyle mi demişim?” diye sorar hasta. “Bu gerçekten de ne fena hasta olduğumu gösteriyor.”

Senden bir şey beklemek doğru değil çünkü sefalet içindesin. İçinde bulunduğun sefalet yüzünden teslim olabilir, inanç duyabilir, her türlü saçmalığa inanabilirisin. Ben geçmişte yapıldığı gibi senin sefaletini suistimal edemem. Ben senin bu sefaletten çıkmana yardımcı olmak istiyorum ve benim ödülüm de bu olacak – seni gülümserken, şarkı söyleyip dans ederken görebilirsem; bu, bana yeter de artar.

Amrit Sangeet

OSHO hayranıdır ve ruhsal olarak ondan beslenmektedir. Psikolojik Danışman ve psikoterapistlik yapmaktadır. Bir kitabı var adı Buda mısın Budala mı? Ayrıca 15 tane OSHO kitabı çevirmiştir. Ve 40 tane kitabın da editörlüğünü yapmıştır. www.oshoturk.com web sitesinin kurucusudur ve 2000 yılından beridir içeriğini hazırlayıp gönülden paylaşmaktadır. OSHO'nun bilincinin Türkiye'de yarattığı ve yaratmakta olduğu aydınlanmaya azıcık katkısı varsa bundan büyük onur duymaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir