OSHO'nun Bo Ağacıyla Olan Muazzam Tecrübesi Oshotürk 6
Category: Osho Hakkında, Öyküler

OSHO’nun Bo Ağacıyla Olan Muazzam Tecrübesi

Unutamıyorum, bir gün… Bazı şeyler vardır; hiçbir mantıki açıklaması yoktur ve hiçbir görünür ilişki yoktur ama bir şekilde hafızanda asılı halde kalır. Onların ne amaçla orada olduğunu anlayamazsın çünkü çok daha önemli, çok çok daha anlamlı milyonlarca şey olmuştur ve hepsi kaybolup gitmiştir. Fakat, birkaç anlamsız şey geride bir iz bırakmıştır; niçin olduğuna ilişkin bir neden bulamazsın ama onlar kalmıştır. Böyle bir şey hatırlıyorum.

Okuldan eve geliyordum … okulum evimden neredeyse bir buçuk kilometre ötedeydi. Yarı yolda bir yerde kocaman bir bo ağacı vardı. Bu bo ağacının önünden, en azından günde dört kez geçiyordum; okula giderken, sonra gün ortasında öğlen yemeği için eve geliş, ondan sonra tekrar okula gidiş ve sonra da eve dönüş. O yüzden binlerce kere bu ağacın önünden geçmiştim ama bir gün, bir şey oldu. Sıcak bir gündü ve ağaca yaklaştığımda terliydim. Ağacın altından geçtim ve o kadar serindi ki hiç farkında olmadan, neden olduğunu dahi bilmeden bir süre durdum. Ağacın gövdesinin yakınına gittim basitçe, orada oturdum ve gövdeyi hissettim.

Ne olduğunu açıklayamam ama o kadar engin bir mutluluk hissettim ki, sanki ağaçla benim aramda bir şeyler akıyordu. Bunun nedeni serinlik olamazdı çünkü pek çok sefer terlemekteyken ağacın serinliğinden geçmiştim. Daha önce durmuştum da, ama hiçbir zaman gidip ağaca dokunmamış ve sanki bir arkadaşımla buluşmuş gibi oturmamıştım. Bu an, pırıldayan bir yıldız gibi kaldı. Hayatımda pek çok şey oldu ama bu anın hiçbir şekilde eksildiğini görmedim; o hala orada. Ne zaman dönüp baksam, o hala orada. O gün ne olduğunun farkında değildim, bugün de olduğumu söyleyemem ama bir şey oldu.

Ve o günden sonra ağaçla aramda, daha önce hissetmemiş olduğum, hatta hiçbir insanla da hissetmediğim belli bir ilişkim oldu. Ağaçla tüm dünyadaki herkesten daha yakın hale geldim. Benim için bir rutin haline geldi: Ne zaman ağacın önünden geçsem, birkaç saniyeliğine veya birkaç dakikalığına, sadece ağacı hissetmek için otururdum. Hala görebiliyorum; aramızda bir şeyler gelişmeye devam etti. Üniversiteye girmek için başka bir şehre gitmek üzere okulu bıraktığım gün, gözyaşı dökmeden babamla, annemle, amcalarımla ve tüm ailemle vedalaştım. Ben hiçbir zaman öyle kolaylıkla ağlayıp zırlayan tiplerden olmadım. Fakat aynı gün, bo ağacıyla vedalaşırken ağladım. O kanayan bir yara olarak kalmıştır. Ve ben ağlarken, her ne kadar ağacın gözlerini ve gözyaşlarını göremesem de, ağacın gözlerinde de gözyaşları olduğundan mutlak surette emindim.

Fakat hissedebiliyordum; ağaca dokunduğumda hüznü hissedebiliyordum ve bir kutsama, bir hoşçakal hissedebiliyordum. Ve o, kesinlikle benim son buluşmamdı çünkü bir yıl sonra döndüğümde aptalca bir nedenden ağaç kesilip kaldırılmıştı. Aptalca neden, küçük bir anıt dikmeleriydi ve burası da şehrin ortasındaki en güzel noktaydı. Tüm seçimleri kazanıp belediye encümeni başkanı olabilecek kadar zengin olmuş bir geri zekalı içindi. En azından otuz beş yıldır başkandı; şehirdeki en uzun süre başkan olmuş kişi oydu. Herkes onun başkanlığından mutluydu çünkü o bir geri zekalıydı; istediğin her şeyi yapabilirdin ve o hiçbir rahatsızlık yaratmazdı. Sokağın ortasına evini inşa edebilirdin ve o seni rahatsız etmezdi; sadece ona oy vermek zorundaydın. O yüzden tüm şehir ondan çok memnundu çünkü herkesin böyle bir özgürlüğü vardı. Belediye encümeni, üyeler, katipler; hepsi ondan memnundu. Herkes onun sonsuza kadar başkan kalmasını istedi; ancak neyse ki, geri zekalılar bile ölmek zorunda. Fakat bu ölüm pek hayırlı değildi çünkü ona bir anıt yapmak için bir yer aradılar ve bo ağacını yok ettiler. Şimdi o yaşayan ağaç yerine orada mermer bir taş duruyor. Mutluluğun peşinden gitmek imkansız bir şeydir.

Amrit Sangeet

OSHO hayranıdır ve ruhsal olarak ondan beslenmektedir. Psikolojik Danışman ve psikoterapistlik yapmaktadır. Bir kitabı var adı Buda mısın Budala mı? Ayrıca 15 tane OSHO kitabı çevirmiştir. Ve 40 tane kitabın da editörlüğünü yapmıştır. www.oshoturk.com web sitesinin kurucusudur ve 2000 yılından beridir içeriğini hazırlayıp gönülden paylaşmaktadır. OSHO'nun bilincinin Türkiye'de yarattığı ve yaratmakta olduğu aydınlanmaya azıcık katkısı varsa bundan büyük onur duymaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir