Category: Felsefe, Meditasyon

Düşüncelerinin Gözcüsü Ol!

Meditasyon büyük çaba gerektirir. O çetindir, o bir zirve mücadelesidir.

Meditasyonun dışında kalmak ise çok kolaydır diğer taraftan.

Onun için herhangi bir çaba sarf etmen gerekmez, sen halihazırda meditasyonun dışındasın, zaten herkes bu şekilde doğar. Ancak meditatif olabilmek gerçekten büyük cesaret ister, büyük azim ve kararlılık gerektirir, büyük sabır gerektirir çünkü zihnin ötesine geçebilmek bilinen en karmaşık olaydır.

Bizler zihnin haricinde hiçbir şey bilmiyoruz. Hatta onun ötesine geçmeyi düşündüğümüzde dahi bunu tasarlayan yine zihnin kendisidir. Öyleyse, zihin nasıl olup da kendisinin ötesine geçebilir – karmaşıklık işte buradadır. Bu noktada yardımcı olan çok önemli metot ve araçlar vardır ve bunların hepsi de dolaylı yollardır.

 

Meditasyonu zorlayamazsın. Zorlayıcı herhangi bir şey zihnin kendi ürününden başka bir şey olmayacaktır. Zihin zorlayıcıdır. Zihin Nazidir, faşisttir, vahşidir. Bundan dolayıdır ki, meditasyon sadece zihin tamamen devreden çıktığında, herhangi bir zorlama olmaksızın, doğal olarak ve kendiliğinden gelir.

Ve buradaki araç, kullanılabilecek en büyük araç gözlemektir. Sadece düşüncelerini gözle. Zamanın olduğu her an gözlerini kapatıp, zihninin perdesinden geçen düşüncelerini, arzularını, anılarını seyret. Ve tamamen kayıtsız kal. Bu doğru, bu yanlış diye hükümler verme. Hüküm verdiğin an olayın içine atlamışsın demektir. “Bu doğru, iyi, haklı vs.” dediğinde bir şeyi seçmiş olursun ki seçim yaptığın o andan itibaren onunla özdeşleşir ve ona bağlanırsın. Onun gitmesini istemez, kendin için saklamak istersin.

Ve bir şeyin kötü olduğunu düşündüğünde de, onu uzaklaştırmak, ondan kaçınmak istersin. Hatta onu zihninin perdesinde dahi görmek istemezsin ve onunla savaşmaya, mücadele etmeye başlarsın ki o andan itibaren artık gözcülüğün unutulmuş, sona ermiştir.

Sadece bir gözcü ol: birisi ırmağın kıyısına oturur ve onun akışını seyreder. Gerçekten onu seyretmek dışında yargılanacak söylenebilecek hiçbir şey yoktur.

Ve kişi yeterince sabır gösterirse, trafik ağır ağır azalır, gittikçe daha az düşünce perdeye yansır ve sonunda kendisini boş bir perdeye bakarken bulur. Bunlar hayatın en değerli anlarıdır, düşüncelerin olmadığı bu anlarda orada sadece sen varsın.

İzleyen, gören; ortada görecek hiçbir şey olmadan oradadır. Bunlar saflık ve masumiyet anlarıdır, bunlar kutsal olarak adlandırılabilecek anlardır. Onlar artık insana ait değildirler. Bu anlarda insanlığı aşmışsındır. Yavaş yavaş bu anlar artar, artar. Ve bir gün öylesine sıradan bir iş olur ki, istediğin her an düşüncenin olmadığı bu alana girebilirsin. Tamamen farkında ve düşünceler olmaksızın – işte bu meditasyondur. Ve bu seni bütün esaretlerinden kurtarabilecek yegane şeydir, o sana barışı ve mutluluğu ve Tanrıyı ve gerçeği getirir.

_______________

Kendi duygularınızın sizi kontrol etmesinden nasıl kurtulursunuz ve nereden başlarsınız? Gelin öğrenin ve yaşamınızı daha objektif ve özgürce tecrübe edin. Geçmişinizin sizi yönetmesinden kurtulup anın sonsuzluğunu yaşamaya başlayın.

AMRİT SANGEET İLE
OSHO MEDİTASYON ve NEFES KAMPI
KAYIT: 0532 615 77 02

Deniz Meclis

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir