Olgunluk Kategorisi Arşivi

Sevgi Olma Hali

Mart 21st, 2009 tarihinde osho tarafından gönderildi |

“İhtiyaç-sevgi” ve “yoksunluk-sevgi” diğer kişiye bağlıdır; o olgunlaşmamış sevgidir. Aslında o, gerçek sevgi değildir; ihtiyaçtır. Diğerini kullanırsın, diğerini bir araç olarak kullanırsın. Sömürürsün, hükmedersin, maniple edersin. Fakat diğeri indirgenmiştir, neredeyse yok edilmiştir. Ve diğeri tarafından yapılan şey de tıpatıp aynısıdır. O seni maniple etmeye, sana tahakküm etmeye, sana sahip olmaya, seni kullanmaya çalışıyor. Bir başka [...]

Manevi Bir Olgu — Olgunluk

Mart 21st, 2009 tarihinde osho tarafından gönderildi |

Birincisi, o bir kişi değildir. O, artık bir benlik değildir; bir mevcudiyeti vardır ama o bir kişi değildir. İkincisi, o daha çok bir çocuk gibidir, basit ve masumdur. Bu nedenle olgun bir kimsenin nitelikleri çok gariptir dedim. Çünkü olgunluk, sanki o kişi görmüş geçirmiş, yaşlanmış, ihtiyarlamış gibi bir duygu verir. Fiziksel olarak yaşlı olabilir ama [...]

Hayırdan Evete

Mart 21st, 2009 tarihinde osho tarafından gönderildi |

Şayet yalnızca doğru olanı yapma özgürlüğün olsaydı, o zaman özgür değilsindir. Özgürlük her iki alternatifi de ima eder; yanlışı da doğruyu da yapmayı. Özgürlük evet demeyi de hayır demeyi de ima eder. Ve bu anlaşılması gereken çok ince bir şeydir; hayır demek, evet demekten daha çok özgürlükmüş gibi hissettirir. Ve ben felsefe yapmıyorum, bu kendinde [...]

Karşılıklı Bağımlılık

Mart 21st, 2009 tarihinde osho tarafından gönderildi |

Bir tanesi bağımlılıktır; insanların çoğunluğuna olan şey budur. Koca karısına bağımlıdır, karısı kocasına bağımlıdır; ikisi de birbirini sömürürler, birbirlerine hükmederler, birbirlerine sahip olurlar, birbirlerini birer eşyaya indirgerler. Dünyadaki vakaların yüzde doksan dokuzunda olan şey budur. Bu yüzden cennetin kapılarını açabilecek olan sevgi, sadece cehennemin kapılarını açıyor. İkinci olasılık ise iki bağımsız bireyin arasındaki sevgidir. Bu [...]

Hayatın Ritmi

Mart 21st, 2009 tarihinde osho tarafından gönderildi |

Sonsuza kadar ahenk içerisinde kalamazsın, aksi takdirde ahengin farkında olamayacaksın. Ahengi tekrar tekrar uyumsuzluk takip etmek zorundadır ve mutluluğu tekrar tekrar mut- suzluk takip etmek zorundadır. Her zevkin kendi acısı vardır ve her acının kendi zevki vardır. Kişi bu ikiliği anlamadığı sürece gereksiz bir ıstırabın içerisinde kalır. Tüm ıstırabı ve tüm kendinden geçiren zevkleriyle bütünü [...]