OSHOTURK

Farkındalık Özgürlüktür

Hos Geldiniz

Bu site Sangeet tarafindan hayata geçirilmiş ve zaman zaman gönüllü diğer dostların katkılarıyla bu noktaya gelmiştir. Emeği geçen herkese teşekkürler.

Yazan: admin Tarih: Nis 4th, 2009 | Kategori:: Kategorilenmemiş

http://www.AmritSangeet.com

Osho Meditasyonlarını tecrübe etmek ve öğrenmek isterseniz Sangeet’in web sitesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca sitede Sangeet’in yazıları ve uyguladığı OSHO Elmas Nefes Seansları hakkında daha fazla bilgi bulabilirsiniz.


Haziran’da Uludağ’da Vipassana Kursu

Yazan: admin Tarih: May 31st, 2009 | Kategori:: Kategorilenmemiş

Sayagyi U Ba Khin Geleneğinde,  S. N. Goenka ve Onun Asistan Öğretmenleri Tarafından Öğretilen Vipassana yaşamın gerilimlerini ve sorunlarını sakin ve dengeli bir şekilde karşılamayı mümkün kılan, basit ve uygulanabilir bir zihni saflaştırma yöntemidir.

“Olanı, olduğu gibi görmek” anlamına gelen Vipassana, herkes tarafından
uygulanabilen, içgörü geliştiren sistemli bir yöntemdir.

Vipassana meditasyonu 10 günlük konaklamalı kurslarla öğretilir.

Bu öğreti için ücret alınmaz.

Tüm giderler, bu kursu tamamlamış ve gelecekteki öğrencilere de bu teknikten yararlanma fırsatı sağlamak isteyenlerin bağış ve katkılarıyla karşılanır.

Vipassana Meditasyonu nedir?

Vipassana, Hindistan’ın en eski meditasyon tekniklerinden biridir. Vipassana, evrensel hastalıklara evrensel bir çare, bir başka deyişle bir Yaşama Sanatı olarak 2500 yıldan daha uzun bir süre önce Hindistan’da öğretilmiştir. Vipassana Meditasyonu ile yeni tanışanlar için S.N. Goenka tarafından verilen Vipassana hakkında genel bilgiler bu site içinde bulunabilir.

Nasıl öğrenilir?

Vipassana Meditasyon tekniği on günlük konaklamalı kurs programları ile öğretilmekte, bu programlar boyunca kursiyerlere tekniğin temelleri anlatılmakta ve tekniğin yararlarını deneyimleyebilecekleri uygulama fırsatı sağlanmaktadır.

Kurslar tamamen ücretsiz olup, yeme-içme ve barınma bedelleri karşılığında dahi herhangi bir ücret talep edilmemektedir. Tüm giderler; Vipassana kurs programına katılmış ve tekniğin faydalarını bizzat gördükten sonra, başkalarına da bu teknikten yararlanma fırsatı sağlamak isteyen kişilerin bağış ve katkılarından karşılanmaktadır.

Vipassana Meditasyonu kursları için geliştirilmiş Disiplin Kurallarını gözden geçirdikten ve içinde bulunduğunuz bölgede yürütülen kurs programlarını inceledikten sonra, bölgenizde verilen bir kursa katılmak üzere Başvuru yapabilirsiniz.

KURS YERİ VE TARİHİ:

17 - 28 Haziran 2009 tarihleri arasında Bursa-Uludağ’da Genç Yazıcı Oteli’nde düzenlenecek olan Türkçe Vipassana meditasyon kursunun kayıtlarına başlanmıştır.

Tekniğe Giriş ve Disiplin kurallarını okuyup kursa katılmaya karar verirseniz, başvuru formunu doldurup info@tr.dhamma.org adresine mail atabilirsiniz.

web sitesi: www.tr.dhamma.org


Yeniden Doğuş

Yazan: sangeet Tarih: May 27th, 2009 | Kategori:: Meditasyon

Şunu unutma: Çocukluğunu yeniden kazan. Herkes onun için can atar, ancak
hiç kimse onu yeniden kazanmak için herhangi bir şey yapmaz.’,
‘Herkes onun için can atar! İnsanlar çocukluğun cennet olduğunu söyleyip durur ve şairler
çocukluğun güzelliği hakkında şiirler yazmaya devam ederler. Seni kim engelliyor? Yeniden
kazan onu! Sana, ona yeniden sahip olman için bu fırsatı sunuyorum.
Oyuncu ol. Zor olacak bu çünkü fazlasıyla inşa edildin, yapılandın. Çevrende bir zırh var —
onu gevşetmek, rahatlatmak çok zordur. Dans edemezsin, şarkı söyleyemez, zıplayamaz,
öylesine bağıramaz, kahkaha atamaz ve gülemezsin. Gülmek istemen durumunda bile,
öncelikle ortada gülünecek bir şey olmasını istersin. Basitçe kahkahanı atamazsın. Bir neden
olmak zorundadır; ancak o zaman kahkaha atabilirsin. Bir neden olmak zorunda; ancak o
zaman ağlayıp gülebilirsin.

Bilgini bir kenara koy, ciddiyeti bir kenara kaldır. Bu günler boyunca kesinkes oyuncul ol.
Kaybedecek hiç bir şeyin yok! Bir şey elde etmezsen, hiçbir şey de kaybetmemiş olacaksın.
Oyuncu olmakla ne kaybedebilirsin ki? Ama ben sana derim ki: Bir daha asla aynı
olmayacaksın.

Benim oyuncu olunmasındaki ısrarım bu nedenledir. Ben seni tam da gelişmeni durdurduğun noktaya
geri fırlatıp atmak istiyorum. Çocukluğunda gelişmenin, ilerlemenin durduğu ve sahte olmaya
başladığın bir an olmuştu. Belki kızgındın — kızgın, öfke nöbetinde küçük bir çocuk — ve
annen ya da baban, “Kızma! Bu iyi bir şey değil!” dedi. Sen doğaldın, fakat bir bölünme
yaratıldı ve senin önünde bir seçim vardı: Doğal olmak istersen, o zaman anne babanın
sevgisini alamayacaktın.

Bu sekiz günde ben seni doğal olmanın karşısında “iyi” olmaya başladığın o ana geri
göndermek istiyorum. Oyuncu ol ve çocukluğuna yeniden kavuş. Zor olacak çünkü
maskelerini, yüzlerini bir kenara koymak zorunda kalacaksın; kişiliğini bir kenara koymak
zorunda kalacaksın. Ancak unutma, öz kendisini sadece kişiliğin orada yokken ortaya
koyabilir çünkü kişiliğin bir hapishaneye dönüşmüştür. Bir kenara at! Acı verecek ama değer
çünkü onun içerisinden tekrar doğacaksın. Ve acısız doğum olmaz. Gerçekten yeniden
doğmaya kararlıysan; öyleyse, riski göze al.

Yeniden Doğuş İçin Yönergeler

Osho’nun Yeniden Doğuş ile ilgili önerileri aşağıdaki gibidir.

1. Aşama:

İlk saatte bir çocuk gibi davranacaksın, yalnızca çocukluğunun içine gir. Yapmak istediğin
her neyse yap — dansetmek, şarkı söylemek, zıplamak, ağlamak, bağırmak — herhangi bir
şey, herhangi bir biçimde. Diğer insanlara dokunmak dışında hiç bir kısıtlama yok. Grupta hiç
kimseye ne dokunun ne de bir zarar verin.

2. Aşama:

İkinci saatte sadece sessizce otur. Daha fazla tazelenmiş, masum olacaksın ve meditasyon
daha kolaylaşacak.

Günde iki saat, yedi gün boyunca yapılacak.
Bu günler boyunca doğduğun andaki kadar cahil olmaya karar ver — yalnızca bir çocuk, yeni
bir bebek; hiçbir şey sormaz, hiçbir şeyi tartışmaz, hiçbir şey iddia etmez. Minicik bir bebek
olabilirsen, çok şey mümkündür. Hatta imkânsız gibi görünen şeyler dahi mümkündür.


Boyutsuzluk Meditasyonu

Yazan: sangeet Tarih: May 25th, 2009 | Kategori:: Meditasyon

Sufi tekniğine dayalı bu meditasyon, merkezimizi keşfetmemize ve
merkezimizde kalmamıza yardım eder.
Bu meditasyonun
üç aşaması vardır. İlk iki aşamada gözler açık olacaktır. Fakat gözler herhangi bir yere
odaklanmayacaktır. Son aşamada ise kapalı olacaktır.

BİRİNCİ AŞAMA: Sufi Hareketleri /

30 dakika Sabit durun ve sol elinizi kalbinizin üzerine, sağ elinizi de haranın, yani göbek deliğinin
iki parmak altına koyun. Bu şekilde kıpırdamadan bir süre durun. Müziği dinleyin ve
bedeninizin merkezini hissedin. Zil çaldığında aşağıda tarif edilen hareket silsilesini tekrar
edin.

1) Haranın üzerinde iki elinizi birbirinin üzerine koyup avuç içleri aşağı bakar şekilde birleş- tirin.
Burundan nefes alarak ellerinizi kalp seviyesine kadar kaldırın ve onları sevgiyle doldurun.
Nefesinizi verirken “ŞŞUUU” sesini yüksek sesle çıkartın. Bu sesi gırtlağınızdan
çıkartmalısınız. Bunu yaparken de dünyaya sevginizi yollayın. Aynı anda parmaklar açık
olmak kaydıyla sağ kolunuzu ve sağ ayağınızı ileriye doğru uzatın, hamle yapın. Aynı anda
sol elinizi haraya doğru indirin. Son olarak da sol el inerken, sağ kol ve ayak geri dönecek ve
orijinal pozisyonda, eller haranın üzerinde tekrar birleşmiş olacak.

2) Bu hareketi sol el ve ayaklar için tekrar edin ve sonunda yine orijinal pozisyona dönün.

3) Aynı hareket serisini bu kez sağ el ve ayaklar ile uzatılırken, sağ tarafa doksan derece
dönerek tekrar edin ve orijinal pozisyona dönün.

4) Aynı hareket serisini bu kez sol el ve ayaklar ile uzatılırken, sol tarafa doksan derece
dönerek tekrar edin ve orijinal pozisyona dönün.

5) Aynı hareket serisini bu kez sağ el ve ayaklar ile yüz seksen derece geriye, sağ taraftan
dönerek tekrar edin ve orijinal pozisyona dönün.

6) Aynı hareket serisini bu kez sol el ve ayaklar ile yüz seksen derece geriye, sol taraftan
dönerek tekrar edin ve orijinal pozisyona dönün.
Meditasyonun bu aşaması, yavaşça başlayıp zamanla yoğunlaşır ve hızlanır. Müziği, doğru
ritme uyabilmek için kullanın ve haradan hareket etmeyi unutmayın. Kalçalar ve gözler
hareketin yapıldığı yöne doğru bakmalıdır. Hareketleri akıcı ve zarif bir biçimde yapın.
“ŞŞUUU” sesini gırtlaktan çıkarın ve bu ses, müzikteki ile senkronize olsun.
Bu aşama müziğin bitmesiyle son bulur. Bir süre sonra başlayan müzik ile ikinci aşama
başlar.

İKİNCİ AŞAMA: Semah Dönüşü

Sağ ayak başparmağınızı sol ayak başparmağınızın üzerine koyarak durun. Kollarınızla
kendinize sarılın ve kendiniz için sevgi duyun, kendinizi sevin. Müzik başladığında öne doğru
eğilip selam durun. Varoluşa, sizi bu meditasyona getirdiği için şükran duyun ve bunu ona
sunun. Tempo değiştiğinde, sağ ya da sol, hangisi size doğru olduğu hissi uyandırıyorsa o
tarafa doğru semah dönmeye başlayın. Başlangıçta kollarınızı iki tarafa açın ve başınızı, şayet
isterseniz, hangi yöne doğru dönüyorsanız o tarafa doğru yaslayın. Dönmeye başladıktan
sonra yavaşça, istediğiniz şekilde bu pozisyonları değiştirebilirsiniz.

Eğer ilk kez semah dönüyorsanız, çok çok yavaş bir şekilde başlamanız en iyisidir. Bedeniniz
ve zihniniz dönmenin etkilerine alıştıktan sonra kendiliğinden bir hızlanma olacaktır. Ancak,
hiçbir şekilde bunu sizin zorlamamanız gerekmektedir. Bunun tamamıyla kendiliğinden
olmasına izin vermelisiniz. Şayet bir şekilde başınız döner ya da bulantı başlarsa, yavaşlayıp
durabilir ya da oturabilirsiniz.

Semahı bitirmek için yavaşlayın, durun ve kollarınızla kendinize sarılın.

ÜÇÜNCÜ AŞAMA: Sessizlik

Gözler kapalı olarak, göbeğinizin üzerinde yere uzanın. Bacaklarınızı açık tutun. Bu
sayede, meditasyon sırasında harekete geçen enerjilerin akmasına izin vermiş olursunuz.
Kendinizle birlikte olmak dışında yapılacak hiçbir şey yok. Şayet rahatsız olduysanız, sırtüstü
de yatabilirsiniz.

Meditasyonu bitiren bir gonk sesi duyacaksınız.


Devavani Meditasyonu

Yazan: sangeet Tarih: May 24th, 2009 | Kategori:: Genel, Meditasyon

Her gece uyumadan önce sana çok yardım edecek, küçük bir tekniği kullana- bilirsin.’, ‘Işıkları kapat. Uyumaya hazır, yatağında otur. On beş
dakika otur. Gözlerini kapat ve herhangi bir monoton, anlamsız ses çıkarmaya başla — la, la,
la gibi — ve aklının sana yeni sesler sağlamasını bekle.

Hatırlanması gereken tek şey, bu seslerin ya da sözcüklerin bildiğin herhangi bir dilden
olmamasıdır. Eğer İngilizce, Almanca ve İtalyanca biliyorsan bu sesler İngilizce, Almanca,
İtalyanca olmamalı. Bilmediğin başka bir dile izin var: Tibetçe, Çince, Japonca. Ama Japonca
biliyorsan ona izin yok, o zaman İtalyanca olabilir. Bilmediğin bir dili konuş. Sadece ilk gün,
birkaç dakika zorluk yaşayabilirsin. Çünkü bu dili nasıl konuştuğunu bilmiyorsun.
Konuşulabilir, bir kere başlayın; hangi ses, hangi anlamsız sözler olursa olsun, sadece bilinci
kapatmak, bilinçaltını konuşturmak için…

Bilinçaltı konuştuğunda, bir dil bilmez. Bu çok çok eski bir yöntemdir. Eski Ahit’ten gelir. O
günlerde bunaglossolalia denirdi. Amerika’da birkaç kilise hâlâ bu yöntemi
kullanıyor. Buna dillerde konuşmak diyorlar. Harika bir yöntem. En derin yöntemlerden biri
ve bilinçaltına nüfuz ediyor.

La, la, la ile başlıyorsun ve içinden gelen herhangi bir şey ile devam ediyorsun. Sadece birinci
gün, biraz zorlanabilirsin. Sonrasında, hünerini anlarsın. 15 dakika süreyle sana gelen dili
kullan, onu bir dil gibi kullan. Bu 15 dakika, bilinçli aklı o kadar derinden rahatlatacak ki
sonra sadece yatıp uyuyacaksın. Uykun daha derin olacak. Birkaç hafta içinde uykunda bir
derinlik hissedeceksin ve sabah kalktığında tamamen yenilenmiş ve taze hissedeceksin.

YÖNERGELER

Birinci aşama: 15 dakika

Sessiz ve hareketsiz otur. (Hafif, yumuşak bir müzik eşliğinde olması tercih edilir.)

İkinci aşama: 15 dakika

Anlamsız sesler çıkarmaya başla. Örneğin, “la, la, la” — tanımadığın, sözcüğe benzer
sesler gelene kadar devam et. Sesler beynin çocukken, kelimeler öğrenilmeden önce
kullanılan, aşina olunmayan bölümünden gelmeli. Hafif, yumuşak bir konuşma tonu tuttur.
Ağlayıp bağırma, gülme, çığlık atma.

Üçüncü aşama: 15 dakika

Ayağa kalk ve konuşmaya devam et. Bırak vücudun sesler ile uyum içinde hafifçe
salınsın. Eğer vücudun rahatsa, gizli enerjiler senin kontrolün dışında bir Latihan
yaratacaktır.

Dördüncü aşama: 15 dakika

Yere uzan. Sessiz ve hareketsiz kal.


Aşk Tanrı\’nın Bir Armağanıdır

Yazan: sangeet Tarih: May 23rd, 2009 | Kategori:: Kategorilenmemiş

Aşk çamurun içinde gizli bir nilüfer çiçeğidir…

Aşk çamurun içinde gizli bir nilüfer çiçeğidir. Nilüfer çamurdan doğar, fakat nilüfer çamurdan doğduğu için onu küçümsemezsin,
ona çamurlu nilüfer, pis nilüfer demezsin.

Aşk seksten doğar ve sonra aşktan dua doğar ve sonra duadan Tanrı doğar. Kişi süzülerek
gittikçe yükseğe, daha yükseğe yükselir.
Fakat rahipler ve sofular tüm olguyu cinselliğe indirgediler. Ve aşk bir kez seks oldu mu
çirkinleşir, kişi kendini suçlu hissetmeye başlar. ve bu suçluluk nedeniyle şu deyiş, şu atasözü
çıkmıştır: “İlk görüşte aşk, son görüşte bilgelik.” Eğer bana sorarsanız ben bunu biraz
değiştireceğim. şöyle diyeceğim: “İlk görüşte aşk, ilk görüşte bilgelik.”
Fakat bu ona nasıl baktığına bağlıdır. Eğer aşkın potansiyeline, ulaşabileceği en yüksek
olasılığa bakarsan, o zaman aşk bir merdiven olur. Eğer sadece çamura bakar ve çamurun
geleceğine karşı tümüyle kör olursan, o zaman aşk kesinlikle çirkin bir şey olur ve içinde
büyük bir karşıtlık yükselir. Fakat aşka karşı olmak Tanrıya karşı olmaktır.

Aşk Tanrının en büyük armağanıdır. Aşk sanatını öğren. Aşk şarkısını, onu kutlamayı öğren.
Bu mutlak bir ihtiyaçtır: tıpkı bedenin besinsiz yaşayamayacağı gibi, ruh da aşksız
yaşayamaz. Aşk ruhun besinidir, büyük olan her şeyin başlangıcıdır, ilahi olana açılan kapıdır.